Çarşamba 25 Mart 2026 - 06:07
General Rızaî: Altyapılara Saldırı Demek, Düşmanın Yok Edilmesi Demektir!

Havza / Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi üyesi, Trump’ın İran’ın altyapılarını hedef alma yönündeki sözlerine atıfta bulunarak: "Böyle bir hata yaparlarsa onları felç eder ve Fars Körfezi’nde batırırız. Bilsinler ki Amerika’nın kurtuluşu için tanınan son fırsatların süresi dolmak üzeredir.” dedi.

Havza Haber Ajansı'nın Tahran'dan bildirdiğine göre devlet televizyonunda bir programa konuk olan Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi üyesi General Muhsin Rızaî, İran’ın babasının (Hz. Ayetullah el-Uzma İmam Hamaney), İran’ın kızlarının ve Ramazan Savaşı’nın tüm şehitlerinin şehadetini tekrar anarak başsağlığı diledi ve ekledi: "İnkılabın şehit rehberi, en kötü ve en onursuz zalimler tarafından şehit edilmiştir ve bu durum, kendisinin yüce değerini göstermektedir."

General Rızaî, Trump’ın İran’ın altyapılarını hedef alma yönündeki sözlerine işaret ederek şöyle dedi: Böyle bir hata yaparlarsa onları felç eder ve Fars Körfezi’nde batırırız. Bilsinler ki Amerika’nın kurtuluşu için tanınan son fırsatların süresi dolmak üzeredir ve aklıselim sahibi yöneticilerinin Amerika’yı bu bataklıktan kurtarmak için fazla zamanı kalmamıştır.” 

Aynı zamanda savunma döneminde (İran-Irak Savaşı) Devrim Muhafızları’nın komutanı olan General Rızaî şöyle ifade etti: "Savaş, tüm yaptırımlar kaldırılıncaya, bütün zararlar ödeninceye ve İran’a yönelik saldırının tekrar etmeyeceğine dair uluslararası hukuki bir garanti verilinceye kadar sona ermeyecek ve ateşkes olmayacaktır."

Düşmanın Savaş Komutanlığını Trump mı Yoksa Netanyahu mu Yürütüyor? 

General Rızaî düşmanın savaş komutanlığını kimin yürüttüğünü sorarak şöyle açıkladı: "Cevap şudur: Her ikisi de eşgüdüm içinde ve açıkça İran’la savaşmaktadır. Bilmeliyiz ki Amerika ve İsrail 47 yıldır İran’ın düşmanıdır. Hatta Saddam’ın İran’a karşı başlattığı savaş bile Amerika ve İsrail’in komplosuyla meydana gelmişti. Ondan sonra da türlü türlü komplolar ve yaptırımlar uygulamışlardır." 

General Rızaî sözlerine şöyle devam etti: "Bizim sorunumuz yalnızca kan davası değil; onların İran’ı yok etmek için onlarca yıllık zulmü ve 47 yıllık komplolarıdır. Şimdi planları İran’ı işgal ederek İran’ı beş parçaya bölmek ve petrol ve gaz açısından zengin eyaletleri kendilerine almaktır.”

Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi üyesi, küçük Bush'tan sonra Amerikalı ve Siyonist sermayedarlardan oluşan nefret dolu bir Amerikan-Siyonist akımın ortaya çıktığını hatırlatarak: "Bu akım Trump döneminde zirveye ulaştı. Ancak şu farkla ki, Bush döneminde Amerika İsrail’e hakimdi, fakat bugün Trump, bir köle gibi İsrail’in peşinden gidiyor!" 

General Rızaî sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu siyasi-inanç akımı, Siyonist kesimde ‘Nil’den Fırat’a Büyük İsrail’i savunan ve Amerikalı kesimde ise uluslararası bir istibdat ve muhaliflerin sesini, hatta üniversite ve akademik düzeyde bile boğmayı savunan bir görüşe sahiptir."

Bugün Trump'ın Netanyahu'nun peşinden gittiğini belirten General Rızaî şöyle dedi: "İsrail'in savaş planı savaşa devam etmek yönündeydi ancak Amerika'nın savaş için çok kısa vadeli, en fazla 5 günlük bir planı vardı. Ancak bugün görüyoruz ki savaş İsrail'in istediği gibi ilerliyor. Elbette Netanyahu da sinsi bir şekilde, Amerika'nın komuta ettiğini zannediyormuş gibi davranıyor ve bir yandan da Avrupa ve Amerika'yı, 'sizin savunmanız için savaşıyoruz' şeklinde ikna ediyor. Oysa Amerika ve İsrail'in stratejisinde bir çelişki var. Bugün Trump, Amerika'nın askeri komutanlarının sözünü mü dinlemesi gerektiği yoksa Netanyahu'nun sözünü mü dinlemesi gerektiği konusunda kafası karışık bir halde ve aslında şu anda Netanyahu'nun peşinden gidiyor."

General Rızaî bu Amerikan-Siyonist akımın içinden uluslararası bir tiranlık ve Siyonistlerin şiddetli bir ırkçılığının doğduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Kanada, Grönland ve Venezuela'dan başladılar ve şimdi en büyük zirvelerini ve başarılarını İran'ı fethetmek olarak görüyorlar! Arap ülkeleri, onların bölge için şeytani planlarının ne olduğunu bilselerdi, bugün bizim yanımızda savaşırlardı ve bilmeliler ki düşmanın bu planları sadece İran için değil, tüm bölge içindir. Düşmanın hedefi İran'a hakim olmak -dolayısıyla İran'ın petrol ve doğalgaz kaynaklarına hakim olmak- Fars Körfezi ve tüm Batı Asya petrolüne tam hakim olmak; sonuç olarak dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz kaynaklarına hakim olmak ve Amerika'nın gücünü yeniden tesis etmektir."

Bu iki nefret dolu rejimin artık ne yeni bir düzen kurabildiğini ne de yeni uluslararası yasalar oluşturabildiğini belirten General Rızaî: "İran'a saldırmadaki hesapları; Suriye'yi kaybettikleri, Hizbullah'ın da zayıfladığı ve içeride de memnuniyetsizlikler olduğu yönündeydi. İran'ın zayıf bir konumda olduğunu ve ona saldırma zamanının geldiğini düşündüler." şekilde konuştu.

Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi üyesi, düşmanın askeri planını açıklayarak şunları söyledi: "Amerika ve İsrail, İran'a yapılacak saldırı türü konusunda anlaşmazlığa düştü ve Netanyahu tam ölçekli bir savaş istedi, ancak Amerikalı askeri komutanlar buna karşı çıktı. 12 Günlük Savaş'ta Netanyahu ateşkes istedi ve Trump da onu takip ederek bu talepte bulundu. Bu da Trump'ın takipçiliğinin bir başka işaretidir."

Bugün Savaşta Üstünlüğümüz Var!

General Rızaî, Siyonist akımın Trump'ın başkanlığı dönemini İran'ı yok etmek için eşsiz bir fırsat olarak gördüğünü belirterek şunları ekledi: "İlk aşamada, 12 Günlük Savaş'ta İran'ın gücüyle karşılaştıklarında, güç toplamak ve tekrar savaşa dönmek için ateşkes istediler. Elbette askeri açıdan Ekim ve Kasım ayları savaşın ikinci aşaması için en iyi zamandı, ancak bu Trump hükümetinin direnişinden dolayı gerçekleşmedi ve sonuç olarak bu anlaşmazlığı çözmek ve darbe yoluyla İran'a hakim olmak için Aralık ayında bir darbe planladılar, ancak darbe de başarısız oldu."

THAAD gibi büyük teçhizatlar, F-35 gibi gelişmiş teknolojiler ve savaş taktiklerinin İran karşısında başarısız olduğunu ve hepsinden önemlisi aşamalı planlarının başarısızlığa uğradığını ve stratejide çıkmaza girdiklerini vurgulayan General Rızaî: "Bu nedenle, Ramazan Savaşı önemli bir dönüm noktasıdır ve bugün savaşta üstünlüğümüz var!" dedi.

General Rızaî sözlerini şöyle sürdürdü: "İran milleti bu savaşta hasar ve yaralar almış olsa da, İran'ı çok parlak ve güçlü bir gelecek bekliyor. İran milleti, tarihin zirvesinde dimdik ayakta durarak bu savaştan zaferle çıkacaktır. Bugün dünya, İran'ın süper güç düşmana karşı herhangi bir ülkeden taktik ve teçhizat yardımı almadan nasıl ayakta durduğuna şaşırmaktadır."

Amerika'nın 10. ila 12. gün arasında ateşkes istediğini ancak Netanyahu'nun baskısı ve Trump'ın ona kölevari takipçiliğiyle savaşın bugüne kadar uzadığını belirterek: "Elbette biz ateşkesi kabul etmiyorduk. Siyonist rejim sürekli ve geniş çaplı bir savaş ve İran'da alternatif bir askeri düzen kurmak istiyordu, ancak planları günden güne suya düştü." dedi.

İran'ın Savaş Planı: Salyangoz Ejderhası 

General Rızaî, İran'ın savaş planını açıklayarak: "Bizim planımız, bir anlamda "salyangoz ejderhası" düzenidir. Küçük dairelerden daha büyük dairelere doğru ilerliyoruz ve her an harekat alanımızı genişletiyoruz. Belirli bir planımız var ve Silahlı Kuvvetler komutanlarımız cephede planları doğru bir şekilde uyguluyorlar. Onlara sıkı durmalarını ve planları mantık ve güçle ilerletmemizi söylüyorum. Bu güç, 8 yıllık savaş deneyiminden de kaynaklanmaktadır." dedi. 

Savunma dönemi komutan İran'ın bu büyük savaşı aşabilecek durumda olduğunu vurgulayarak: "Son 47 yıldır İran milletine zarar verenler, savaş ve ambargo dayatanlar bugün sahaya çıktılar. Bu nedenle, bugün onları kolayca serbest bırakmamalıyız ki ülkenin güvenliğini on yıllarca güvenceye alabilelim. Bugün İran'da üçüncü bir inkılaba tanıklık ediyoruz ve halk, şehir meydanlarından cephe hatlarına kadar vatanlarını savunuyor." dedi.

General Rızaî İran'ın başarılarına değinerek şunları kaydetti: "Ramazan Savaşı, İran'ın ilerlemesi ve teknolojisinin Amerikan ileri teknolojisine üstün geldiği bir alandır. Radar, gelişmiş insansız hava araçları, savaş uçakları ve düşmanın savunma sistemlerinin imha edilmesi bunun kanıtıdır." dedi.

General Rızaî ayrıca düşmana ardı ardına yenilgiler yaşatılmasını, İran'ın her an daha da güçlenmesini, diğer yandan İran'ın on yıllardır dünyayı yöneten dünyanın göstermelik süper gücüne karşı direnişini ve ayrıca bu savaşta genç generallerin yetiştirilmesini ve geleceğin Kasım Süleymani'lerinin ortaya çıkışını da bu savaşın diğer kazanımları arasında saydı.

Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi üyesi son olarak halkın ülkenin tüm kademelerinde rol alması gerektiğini belirterek şunları hatırlattı: "Halk, vatan savunmasında rol aldığı gibi ekonomi alanında da öncü olmalı ve ekonomi halka mal edilmelidir. Özgüven ve ulusal birlik de oluşmuştur, buna şükretmeliyiz ve savaş öncesi anlaşmazlıklara dönmemeliyiz."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha